Metaller faydalı biyolojik işlevleri, zararlıya çevirir
Hasta olduğunuzda vücudun faydalı sistemleri çalışmayı bırakmaz, ama yön değiştirir.
Ve bu yön değişiminin en güçlü sebeplerinden biri ağır metallerdir.
Vücut Aynı Çalışır Ama, Metaller Varsa Sonuç Zararlı Bileşikler Üretir
Normalde vücudumuzdaki sistemler:
- Enerji üretir
- Enfeksiyonla savaşır
- Hücreleri onarır
- Toksinleri temizler
Ağır metaller devreye girdiğinde de sistemler durmaz; ama yanlış çalışmaya başlar.
Yani mesele “çalışmama” değil, “faydalıdan zararlıya kayma”dır.

Enerji Santralleri Nasıl “Pas Makinesine” Döner?
Hücrelerimizin içinde Mitokondri denilen yapılar vardır.
Bunlar enerji üretmek için vardır.
Sağlıklıyken:
Besin + Oksijen → Enerji üretirler
Metal yükü varken:
Besin + Oksijen → Oksidatif stres (paslanma) üretirler
Yani aynı yakıt, aynı sistem… Tek değişken olarak sistemde metaller var!
Ama çıkan sonuç artık sizi onarmak yerine yıpratır.
Bu yüzden kişi:
- Sürekli yorgun olur
- İyileşemez
- Enfeksiyonları atlatamaz
- Takviye alsa bile toparlayamaz
Çünkü enerji santrali yanlış üretim yapıyordur.
Sonuçta ağır metaller en gerekli hücre organeli olan mitokondriyi zararlı bir pas makinesine dönüştürür.
Bu korkunç bir senaryodur. Metaller çıkmadan bununla mücadele etme şansımız yoktur. Siz beslendikçe ve nefes aldıkça, mitokondriler çalışacak, ama lehinize enerji üretme veya aleyhinize oksidatif stres/paslanma üretme yeteneği aslında sizin biyolojik durumunuza bakıyor.
Bağışıklık Neden İş Görmez? Hastalıklar Neden Bitmez?
Asıl sorun bazen mikrop değildir. Çoğu insan hastalıkların nedenini mikrop, virüs, bakteri ya da genetik sanıyor.
Ama bazen sorun bambaşka bir yerde başlıyor:
Antibiyotikler mikrobu azaltır.
Ama son patojen temizliği bitirici vuruşunu bağışıklık sistemi yapar.
Metal yükü varsa:
- Bağışıklık sistemi doğru hedefi göremez
- Performansı düşer
- Sürekli alarmda ama etkisizdir
Yani savaş vardır, ama askerler şaşkındır.
Sonuçta ağır metaller, bağışıklık sistemini kendisine saldıran bir zararlıya dönüştürür.
En Kritik Kırılma: Faydalı Mekanizma Zararlı Metabolitler Üretmeye Başlar
Ağır metaller mineralleri taklit eder ve enzimleri bozar.
Böylece:
✔ Yol çalışır gözükür
✖ Ama yanlış yere çıkar
Toksinleri elemekle görevli karaciğer, enzimler metaller yüzünden bloke olduğunda toksinlerin kendisinden bile daha zehirli toksinler salgılar.
Ağır metaller varsa karaciğer gibi vücudun temizlik sistemleri bile vücudu temizlemek yerine, zararlı atıklar üretmeye başlar.
C Vitamini Bile Yön Değiştirebilir
C vitamini normalde antioksidan sistemi destekleyen bir koruyucudur. Ona vücudun ‘’annesi’’ denir.
Ama ağır metaller glutatyonu tükettiğinde, C vitamini çürüyüp oksalata dönüşerek, sinsi bir düşman haline gelir.
Bu sadece C vitamini için değil, metal yükü olan insanlarda pek çok faydalı süreç için böyledir.
Sindirim Bozulunca Her Şey Çöker
Hücrelerin onarım için, mikrobesinlere ihtiyacı vardır.
Ama metaller:
- Sindirim enzimlerini bloke eder
- Mide asidini düşürür
- Safra akışını bozabilir
Sonuç?
Yediğiniz besinler hücrelerin kullanabileceği en küçük yapı taşına indirgenemez ve hücreye ulaşamaz.
Yetersiz sindirim ve parçalanamama ile kullanılamaz formda kalan besinler bağırsakta sorunlara yol açabilir. İstenmeyen fermantasyon ve maya -sibo- parazit istilaları- geçirgen bağırsak astarı gibi.
Ekstra olarak vücut bu en küçük yapı taşına ayrılmamış besinleri, ‘’yabancı’’ olarak algılayarak bağışıklığı bir kez daha şaşırtır.
Bu da sistemi daha çok yorar. Besin vardır ama, sindim sonucu çıkan ürün yabancıdır.
Ağır metaller vücudun besinleri doğru algılama yeteneğini bozarak, faydalı besinlerin bile zararlı olduğu alerji, intolerans ve iltihap tepkilerine sebep olur.
Ağır metaller ile mücadele etmezseniz hastalıklar bitmez!
Çünkü sorun yanlış ilaç, takviye, beslenme, egzersiz değildir.
Ağır metaller varken sistemler yanlış çalışır.
Mitokondri —> Enerji üretmesi gereken yer oksidatif stres üretir.
Bağışıklık sistemi —> Savunma yapması gereken sistem şaşırıp kendine saldırır.
Karaciğer —> Vücudu temizlemesi gereken organ daha çok toksik zehir salgılar
C vitamini -antioksidan sistem —> Onarması, koruması gereken mekanizma tahrip edip, zarar verir.
Sindirim —>Besin tedariki yerine inflamasyon başlatır
Büyük Resme Bakalım
Ağır metaller:
- Enerjiyi; oksidatif strese çevirir
- Bağışıklığı kendine düşman eder
- Antioksidan sistemleri şaşırtır
- Sindirimi bozar ve hücrelere hammadde akışını sabote eder
Ağır metaller vücudu durdurmaz…
Ama doğru akış yönünü bozar.
Gerçek İyileşme Nerede Başlar?
Vücut inanılmaz bir sistemdir.
Doğru ortam sağlandığında hücreler ne yapacağını bilir.
Ama sistem zararlı yöne kaymışsa, sadece semptomlarla savaşmak yeterli olmaz.
Önce yönü düzeltmelisiniz.
Pusulayı saptıran metallerden kurtulmadan yönünüzü bulamazsınız.
Zincirleme Etki
Vücut saniyede milyarlarca işlev yürütür. Bir noktadaki bozulma çok sayıda başka yolu etkiler. Ağır metaller bu etkiyi dolaylı biçimde oluşturur; bu yüzden sorun çoğu zaman gerçek kaynağından bağımsız görünür.
Çarptığınız bir duvar varsa, önce onu düzeltiniz.
Bu mekanizmaları fark ettikçe iyileşme önündeki hücresel katarakt kalkıyor. Kar amaçlı sağlık kurumları ve hizmetleri bu kataraktın çözülmemesinden memnun ve karlarını arttırarak büyüyorlar. Metaller her şeyi böyle dolaylı olarak tetikler. Bu dolaylı işleyiş sanki gerçek sorun metaller değilmiş algısı yaratır.
Buna da örnek verirsek, terörizmi besleyen şeyin aslında terörist ideoloji değil de, baskın ülkelerin çıkarları olması gibi. En çok barışı destekliyor gözükenler, en çok silah üretimi ve ticareti yapanlar ya, metallerde böyledir.
Yüzeysel baktığınızda metallerin, toksisite dışında hiç bir zararları yok sanılır, ama metaller, vücudun temel işleyişini yok sayıyorlar. Anayasa falan umurlarında değildir. Hatta bir metal vücutta birikince; enflasyonun hiç düşmemesi gibi, gittikçe daha çok çeşit metal vücutta tutulmaya başlıyor.
Kronik toksisite eğitiminde şöyle bir anlatım vardı; toksinlerin vücuda girişi aynı vergi tahsili gibidir. Hızla bu gerçekleşir. Ama çıkışı aynı bu vergilerden sonra devletin kamu hizmeti vermesi kadar yavaş ve zordur. Bozuk yollar aylarca düzelmez, bürokratik süreçler kaplumbağa hızında ilerler.
Bu yolda öğrenilmesi gereken çok fazla bilgi var, onları her gün anlaşılır anlatımlarla parça parça aktarmaya çalışıyorum.
Umarım bugünkü mesajı iyi anlamışsınızdır, çünkü gelecek sefere size veya bir yakınınıza, sebepsiz -yıkıcı bir kronik hastalık teşhisi konulduğunda, bunun yanıltıcı bir mesaj olabileceğini sorgulayabilirsiniz.
Toksik ağır metaller vücudun biyo-kimyasal yollarının doğal yeteneklerini engeller.
Bu yolların daha fazlası tıkandıkça, her şeyi metabolize etme yeteneği azalır. Her şeyi tekrar çalıştırmak için hücreleri temizleyip hatalı çalışan şeyleri yeniden inşa edecek kadar mikrobesin akışı gerekiyor.
Zayıf sindirim, toksik yük, düşük enerji, işlevsiz karaciğer- safra, kapalı drenaj yolları ile bu mümkün değildir. İşlevsel sindirim yoksa her şey baştan imkansız. Çünkü hücreleri onaracak mikrobesin tedariki, işlevsel sindirimle mümkün. Ve metaller yine en baştan sindirim enzimlerinizi bloke eder, mide asiti üretiminizi engeller, yağları emen safrayı toksik yüke boğarak işlevsizleştirir. İşlevsiz sindirim, bağırsak hastalıklarının ana sebeplerinden biridir. Maya, sibo, parazit istilaları, geçirgen bağırsak gibi. Sizin işlevsiz sindirimle kullanamadığınız mikrobesinler ise bu patojenler için açık büfe yemek gibidir.
Bana herkes sorar nereden başlayalım:
En doğrusunu ben de bilmiyorum ama bir yerden başlamak gerek. Metal zehirlenmesi metabolik yollarda o kadar büyük bir kayma yaratır ki, faydalı pek çok fonksiyon zararlı hale dönüşür, aynı C vitaminin metallerin tükettiği glutatyon ile zararlı oksalatlara dönüşmesi örneği gibi. Bu sadece bir örnek. Bunun gibi sayısız bozuk çalışan yolak var.
Ve bazılarımızın bu yolları düzeltmek için gerçekten, şelatör kullanımı yanında metabolik kaymaları düzeltecek profesyonel yardıma da ihtiyacı vardır.
En sık yapılan hata yüksek doz C vitamini reçeteleri olabilir:
Antioksidan eğitim seminerinde c vitamini 3-4 saatlik bir sunumla ünlü doktorlar tarafından anlatıldı. Ve özet olarak “C vitamini sağlık için anne gibidir” dendi. Ama o anneyi metabolizmanız metal zehirli iseniz sizin için bir terörist yapabilir. Ve bu benzer mekanizmaları C vitamini metabolizmasının dışında o kadar çok görüyoruz ki.
C vitamini, glutatyon eksikliğinde çürüyüp oksalata dönüşür.
Ağır metal zehirli herkes glutatyonu yüksek oranda tüketir ve eksiktir.
Bu oran otizmli çocuklarda %80 civarındadır. 1 atom cıva 1000 glutatyon molekülünü tüketir.
Ve metal zehirli bir çok hastaya bu oksalat dönüşümüne bakmadan yüksek dozlarda C vitamini reçete edilir.
Bu yüzden ağır metallerin metabolik hareketlerini bilmeyen uzmalar ile ilerlemeniz zor.
Metabolizmamız keşfe açık bir evren. Ve bu yolları keşfetmek bana çoook heyecan veriyor. Öğrendikçe biyolojimize hayran kalıyorum.
Ağır Metal – Mineral Testleri Ve Yorumları, Detoks Ve Kaçınılması Gereken Destekler İçin, İhtiyacı Olanlara Naturopatik Eğitim Ve Danışmanlık Verilmektedir.
Eğer daha fazla bilgi veya rehberliğe ihtiyacınız varsa, size yardımcı olmaktan memnuniyet duyarım.
Sevgi Kaya
Mimar – DEÜ Mimarlık Fakültesi – Artı Bodrum Mimarlık Mühendislik Ve İnşaat Ltd. Şti
Mineral Master – İntelligent Nutrition Canada
Ağır metal zehirlenmesi ve Kronik Toksisite – Bütüncül Tıp Okulu
Naturopati – Apiterapi Uzmanı -Riccon Academy Switzerland
DEÜ Mimarlık Fakültesi mezunu, 30 yıllık mimar ve sağlık eğitimleri almış bir uzmandır. Mineral Master olarak doğal besinler ve detoks yöntemleri ile sağlık koşullarını iyileştirmeyi hedefler.
Her Şeyi Doğru Yapmana Rağmen Neden İyileşmediğini Düşündün mü?
https://detoks.org.tr/bozulan-saglik-kosullarinizi…/
Daha fazla bilgi için detoks.org.tr adresini ziyaret edebilirsiniz..
Her yeni günü, birçok insanın hayatını değiştirebilecek bilgileri okuyarak, öğrenerek ve paylaşarak geçirebildiğim bir alanda çalışıyor olmak, benim için büyük bir şans.
Yeni şeyler öğrenmek, öğretmek ve paylaşmak; bu bilgilerle pek çok hasta ve çaresiz insana umut olabilmek, tarif edilemez bir anlam katıyor hayatıma.
Minerallerin ve ağır metallerin metabolik etkileri üzerine çalıştığım bu alanda, her yeni gün beni derinden etkileyen keşiflerle karşılaşmak büyük bir mutluluk.
Burada paylaşılan tüm bilgiler sadece eğitim ve bilgi amaçlıdır. Herhangi bir hastalığın veya sağlık durumunun teşhisi, reçetesi veya uygun tedavisi için, lütfen yetkili resmi sağlık kuruluşları ve uzmanlarına başvurunuz.





















